Çevrimiçi üyeler    
Çevrimiçi üyeler :
Çevrimiçi ziyaretçiler :
» Site Üye Sanatçıları » Üye Sanatçılarımız » Sanatçı Detayı  
Google Sitede
ÜYE SANATÇILARIMIZ
ONUR SANATÇILARIMIZ
ÜYE SANATÇILARIMIZ
Sanatçı adı : Nilufer Sasev OZBEK
Eposta : niluferozbek1975@gmail.com

Galeriler
Resim Galerisi 01 »

Biyografi :

 

NİLÜFER ŞASEV ÖZBEK 

 

Babasının yargıç olmasından dolayı birçok ilde çocukluğu geçen Nilüfer Şasev Özbek, Balıkesir İvrindi'de doğdu. İlk Orta ve lise öğrenimini İstanbul'da tamamladı.

 

Sanata yatkınlığından dolayı lisans eğitimini plastik sanatlar üzerine yapma kararı aldı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü'nü bitiren sanatçinin öğrenciyken yaptığı çalışmaları çeşitli karma sergilerde yer aldı.

 

Öğrenim gördüğü yıllarda uzunca bir süre edebiyata da yöneldi, özellikle biyografileri inceledi.

 

Lisans eğitimini tamamladıktan sonra bir dönem biyografi kitapları yazdı. Yüksek Lisans yapmak için Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ne girdi ve Resim bölümünde master'ını tamamladı. Bu dönemde yaptığı eserleri çeşitli sergilerde yer aldı.

 

Ressamların eserleriyle psikolojik profili arasındaki etkileşimler ilgi alanına girdiği için, yüksek lisans tezini "ÇAĞDAŞ SANAT AKIMLARI RESSAMLARININ PSİKOLOJİK DURUMLARININ ESERLERİNE YANSIMASI" konusunda hazırladı.

 

Son dönem resim çalışmalarında ağırlıkla "jilet" imgesi ile öne çıkan ressam, halen Ergin İnan Sanat Atölyesi'nde ve kendi özel atölyesinde çalışmalarını sürdürmektedir.

 

Evli ve bir çocuk sahibi olan Nilüfer Şasev Özbek, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Felsefe eğitimine de devam etmektedir.

 

*   *   *

 

SANATÇININ YORUMU 

 

OBJEDEN İMGESEL ANLATIMA UZANAN RESSAM:

 

 

Nilüfer Şasev Özbek’in resim çalışmalarına bakıldığında ağırlıkla “jilet” objesinin imgesel anlatımının öne çıktığı görülmektedir. Hatta, çalışmalarında jilet objesini kullanan, jiletin kendi yapısını koruyarak ona yeni anlamlar yükleyen, onu bir obje olmaktan çıkartan ender sanatçılardandır. Sanatçı bu

 

kendine has anlatım tarzını sadece resimlerine değil, seramik çalışmalarına da yansıtarak imgeler dünyasındaki yerini almıştır.

 

Kesip atmayı değil, yaşamında karşılaştığı sorunlarda da “iyileştirmeyi”, “sağaltmayı” yöntem olarak tercih etmektedir sanatçı. Yapıtlarında, hayatın her alanında karşılaşılan görülen/görülmeyen “tehlikelere” dikkat çekerken, aslında bir yandan da “şiddet aracı” olan objeyi başka objelere dönüştürerek “oyun” oynamaktadır. “Evet, evlerden sokaklara, sokaklardan kamusal alanlara yayılan bir şiddet/tehlike var ama bu sorun gizlenerek değil açığa çıkartılarak çözümlenebilir” demektedir Özbek. Eserlerindeki mesaj yalın ve nettir: “İyileştirmek istediğin hastalığı açığa çıkart!”.

 

“Jilet Giyinmiş Kadın” isimli yapıtı bu çerçevede anlam kazanmaktadır. Kadının üzerinde bulunan Straplez elbisenin tamamı jiletten oluşturulmuştur. Bu keskin jiletler hem tehlikeyi işaret etmekte hem de jiletler başka bir objeye dönüştürülerek şiddet kabul edilebilir seviyeye çekilerek işlevsizleştirilmektedir.

 

Aslında sanatçının vurgulamak istediği şey bunların da ötesine geçerek, kadın-güzellik, güzellik-cinsellik, cinsellik-sahiplenme, sahiplenme-tehlike sarmalına da bir gönderme olarak okunabilir. Sadece kadının değil, kadının istemi dışında ona dokunmaya çalışacak ellerin de kesileceğinin bir uyarısıdır bu.

 

Neo spiritüalizme göre kanat sembolü, kanat çırparak yükseğe çıkma eylemini içerdiğinden içsel özgürleşmeyi de temsil etmektedir. “Jilet Kanatlı Melek” eserinde Özbek, oturan bir kadın figürüne iliştirdiği parıldayan jiletten kanatlarla, geleneksel imgeler ve söylemlere adeta meydan okumaktadır. Eserdeki kadın, jiletten kanatlarını açıp her an uçmaya yeltenen bir hareketle oturmakta ve direkt bize bakmaktadır.

 

Bu bakış, günümüz dünyasında her şeyin değiştiği gibi imgelerin, içeriklerin ve anlatıların da aslında değişmiş olduğunu “soran” bir ifade taşımaktadır. Resme gri tonların hakim oluşu, hayatın yeşi tonlarına zıt bir gönderme içermekte günümüzde kanatların uçma/yükselme fonksiyonunu, ilahi olana yönelme, yüksek enerjiler kullanma, ruhsallık ve semavi düşünceye kavuşma işlevlerini
sorgulamaktadır.

 

Nilüfer Şasev Özbek'in "Tarlabaşı" yapıtı şiddetle/tehlikelerle kutsanan bir toplumun "yaralarının" görünür hale getirilmesinin, yani bir anlamda da "jilet atılmasının" iyi bir örneğini oluşturmaktadır.

 


«« Geri