Çevrimiçi üyeler    
Çevrimiçi üyeler :
Çevrimiçi ziyaretçiler :
» Görsel Sanatçılar Ansiklopedisi » Usta Türk Sanatçıları » Sanatçı Detayı  
Google Sitede
ÜNLÜ TÜRK SANATÇILARI
GÜNÜMÜZ TÜRK SANATÇILARI
ÜNLÜ YABANCI SANATÇILAR
SANATÇI
Adnan ÇOKER
 
«« Geri dön
 


ADNAN ÇOKER
(İstanbul, 1927)

İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Zeki Kocamemi Atölyesi'nde 1944-1951 yılları arasında çalışan Çoker, Halil Dikmen’den kompozisyon bilgileri edindi. Akademinin Yüksek Resim Bölümü'nü bitirdi. 1955’te Avrupa konkurunu kazanarak devlet bursu ile Paris’e gitti. 1963’te dört arkadaşı ile ‘’Mavi Grup’’u kurdu. 1964-65 yılları arasında Fransız bursu ile Paris’te Hayter Atölyesi'nde gravür, Goetz Atölyesi'nde resim çalıştı. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde ve Mimar Sinan Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştı.

Otuzun üzerinde kişisel sergi düzenledi, yurtiçinde ve yurtdışında çok sayıda karma sergiye ve bienallere katıldı. Yapıtları ile sekiz ödül aldı. Sanatçıya verilen ödüller arasında 1990’da III. Uluslararası Asya-Avrupa Sanat Bienali Dostluk ve Barış Sanat Ödülü de bulunmaktadır.

 

Sanatçı çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir.

KİŞİSEL SERGİLER

1953 Dil Tarih-Coğrafya Fakültesi, Ankara
1954 Helikon Galerisi, Ankara
1954 Maya Galerisi, İstanbul
1955 Maya Galerisi, İstanbul
1961 Türk Alman Kültür Merkezi, İstanbul
1962 Türk Alman Kültür Merkezi, İstanbul
1966 Türk Alman Kültür Merkezi, İstanbul
1969 Galeri I, İstanbul
1973 Amerikan Kültür Merkezi, İstanbul
1979 Devlet Güzel Sanatlar Galerisi, İstanbul
1986 Maçka Sanat Galerisi, İstanbul
1988 Garanti Bankası Harbiye Sanat Galerisi, İstanbul
1988 Mine Sanat Galerisi, İstanbul
1989 Retrospektif Sergi, Derimod Kültür Merkezi, İstanbul
1989-90 Maçka Sanat Galerisi, İstanbul
1990 Mine Sanat Galerisi, İstanbul
1991 Arda Sanat Galerisi, Ankara
1993 Galeri Nev, Ankara
1994-95 Galeri B, İstanbul
1996 Aksanat Galerisi, İstanbul
1996 Mine Sanat Galerisi, İstanbul

GRUP SERGİLERİ

1957 Henri Goetz Atölyesi’nden bir grup sergisi, Van Gogh’un evi, Paris
1958 Galerie Mariac, Paris
1959 "Yabancı Sanatçılar Konkuru", Museé d’Art Moderne, Paris
1959 Vanesborg, İsveç
1960 "Goetz Atölyesinden 7 Ressam Sergisi", Les Caves de la Tour Eiffel, Paris
1961 "Goetz Atölyesinin Genç Sanatçıları Sergisi", Studio St. Germain, Paris
1961 "Deuxiéme Biennale de Paris", Museé d’Art Moderne, Paris
1962 Uluslararası Venedik Bienali, Venedik
1962 "An Exhibition of Painting and Sculpture by Contemporary Turkish Artists", The Pennsylvania Academy of The Fine Arts, Philedelphia
1964 "Çağdaş Türk Sanatı Sergisi", Roma, Berlin, Paris, Brüksel
1966 "Bianco E Nero" Sergisi, Lugano
1966 V. Tahran Bienali, Tahran
1969 "Asamblaj I, Asamblaj II, Sınırlı Dünya ve Doğu Çerçevelemeleri", Sao Paolo Bienali
1970 "Çağdaş Türk Resmi", Binghampton, NewYork Eyalet Üniversitesi Sanat Galerisi, NewYork
1974 "Beş Eleman" ve "Küme Tablo", UNESCO, Paris
1974 "Bugünün Türk Resmi Sergisi", Hollanda
1976 II. Uluslararası İskenderiye Bienali, Mısır
1980 "Uluslararası Plastik Sanatlar Sergisi", Belgrad
1982 "Resim Tarihimizde Bir Dönem: Soyut Dışavurumculuk", Devlet Güzel Sanatlar Galerisi, İstanbul
1983 "Son Yüzyılın Nadide Elli Türk Resmi", Galeri Baraz Organizasyonu, Alarko Sanat Galerisi, İstanbul
1986 "Yüzyılın İkinci Yarısında Türk Resmi", Galeri Baraz Organizasyonu, Yıldız Silahane, İstanbul
1987 "Güncel Boyutlarıyla Resim Sanatımız", Galeri Baraz Organizasyonu, AKM, İstanbul
1987 "Türk Resminde Modernleşme Süreci", Galeri Baraz Organizasyonu, AKM, İstanbul
1988 "Çağdaş Türk Resminden I", Yahşi Baraz Koleksiyonu, Yıldız Üniveristesi, İstanbul
1989 "Büyük Sergi" Çağdaş Türk Ressamları, Atatürk Kültür Merkezi, Ankara
1990 "III. Uluslararası Asya-Avrupa Sanat Bienali", Ankara
1990 "Etkinlikler Sürecinde 15. Yil", Galeri Baraz Organizasyonu, AKM, İstanbul
1990 "Çağdaş Türk Resminden Bir Kesit", Galeri Baraz Organizasyonu, Cemal Reşit Rey Sergi Salonu, İstanbul
1991 "Çağdaş Türk Resminden II", Galeri Baraz Organizasyonu, Yşldşz Üniversitesi, İstanbul
1991 I. İstanbul Sanat Fuarı, TÜYAP, İstanbul
1992 II. İstanbul Sanat Fuarı, TÜYAP, İstanbul
1992 "NewYork – İstanbul", Galeri Baraz Organizasyonu, AKM, İstanbul
1993 III. İstanbul Sanat Fuarı, TÜYAP, İstanbul
1995 "Çağdaş Türk Sanatında Resim ve Kavramsal Eğilimler I", Galeri Baraz Organizasyonu, Koç Üniversitesi, İstanbul
1995 V. İstanbul Sanat Fuarı, TÜYAP, İstanbul
1995 "Çağdaş Türk Sanatında Resim ve Kavramsal Eğilimler II", Galeri Baraz Organizasyonu, Koç Üniversitesi, İstanbul
1995 "Modern Türk Resim ve Heykel Sanatından Bir Kesit", Galeri Baraz Organizasyonu, Kas Galeri, İstanbul
1996 "Çağdaş Türk Ressamları", Galeri Baraz, İstanbul
1996 VI. İstanbul Sanat Fuarı, TÜYAP, İstanbul
1996 "Çağdaş Türk Resminde Özgün Üsluplar", Galeri Baraz Organizasyonu, Cemal Reşit Rey Sergi Salonu, İstanbul
1997 "Çağdaş Türk Resminden III", Galeri Baraz Organizasyonu, Yıldız Üniversitesi, İstanbul
1997 "Çağdaş Türk Resminde Estetik Dinamikler II", Galeri Baraz Organizasyonu, Koç Üniversitesi, İstanbul
1998 "Türkiye İş Bankası Koleksiyonu" Tophane-i Amire Binasi, İstanbul
1998 "41. Yıl – 41 Sanatçı – 41 Yapıt" Sergisi, Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Sergi Salonu, İstanbul
1998 "Türk Resminde Soyut Eğilimler", Galeri Baraz Organizasyonu, AKM, İstanbul 

                                                                                                *****

 Adnan Çoker'in resmindeki bütün özel elemanlar ve değerler her biri kendi basına evren, her biri mutlak bütün olma yoluyla mutlak olandan ayrılmıþ ve dirimli çalışma düzeyinde gerçekten birdirler. Resimlerin ýrası tarihsel çıkış noktasından niteliksel bir geçiş olduğu kadar, sanatçının hayalgücünün beslemiş olduğu bir alana da vardırır bizi. Hayalgücünün nesnesi tuvallerde estetik betime dönerken içinde genel olanın özel yoluyla görüldüğü resmin tasviri bütünüyle alegoriktir. Sentezci değil analizci bir kompozisyonun izleklerini süren sanatçı parçalara ayırma, tarihsel imleri diriltme, yeni bir espas yaratma gibi eylemlerle yükler tuvali. Adnan Çoker resminin bir diğer özelliği de resimde nesnelerin dýþýndaki uzamý uzam olarak tasvir etmesidir. Resimlerdeki siyah fon izlemini uyandýran bölüm sanatçýnýn kurguladığı espas ve oluşturduğu uzamdır.


 Adnan Çoker estetik ifadesi, özden gelenle evrensel "im"in tarihten gelenle şimdiki anın büyük bir sıçramayla buluşmasıdır. Sanatçının özünde olan: Düşünsel kombinasyonları bütünü en aza indirgemiş biçim ve renkler dengesinde yeniden biçimlenirler. Tarihsel kalkış noktaları Selçuk, Bizans, Osmanlı estetiği ve betimleri bünyesinde bir üst-zihinsel değişimle büyük tuvallerde biz yenilenmiş bir biçim-renk anlayışının ve dengesinin kendisiyle karşılaşırız. Siyah renk sanatçıya göre bir renk olmaktan daha çok bir espastır, boyut duygusudur ve yapıtlarla bütünleşir. Sanatçı tuvalde madde illüzyonunu gerçekleştirirken resimsel elemanların yardımıyla görsel alandan dokunabilinir espasa geçmektedir. Madde gerçeği ile sanatçının espası iç içe yer alırlar. Biçim sadeliği, "az"a başvurma ve renk azlığı onun karakteridir. Resimlerde elemanlar arası ilişki resmin bütününe hizmet vermektedir.


 Tematik açından bakıldığında; resimlerinde bir büyük kubbe ile çok sevdiği İstanbul kentini anlatırken, daha ötede tarihsel imajların yorumlandığı bir kompozisyon bizi karşılar. Sanatçının ağırlıklı konuları yapıtların isimlerinden de anlaşıldığı gibi Gök Kubbe, Çifte Anıt, Sinan'a Saygı, Oryental Nişler gibi geleneksel değerlerden ve doğadan yola çıkılarak yapılan bu çalışmalardır.

 

Gülseli İnal
Şair - Sanat Yazarı

 

                                                                                             *****

ADNAN ÇOKER ESTETİĞİNDE "MİNİMAL DENGE"

 

 Soyut resim, oluşumu bakımından bütünüyle zihinsel bir olaydır. Nesnel olmayan salt biçimler dünyasıdır. Doğayla bağlantılarını tamamen koparmış salt soyuta ulaşma yolunda, kübistlerden arta kalmış hacimselliği tamamen yok edip adeta natüralizmi silindir gibi ezip geçen " Beyaz Üzerine Siyah Karesiyle" Süprematizm'in manifestosunu veren Kasimir Malevich'le birlikte, tuval üzerine konumlandırdığı, saf renklerle oluşturduğu kare ve dikdörtgenlerini dikey ve yatay çizgiler içerisinde asimetrik olarak düzenleyen Piet Mondrian, sanat anlayışlarını açıklarken, ürettikleri biçimlere realitenin ötesinde anlamlar yükleyerek felsefi temellere dayandırmak istiyorlardı. Malevich ve Mondrian'ın resimlerindeki geometrik öğelerin arkasındaki beyaz fonun yarattığı boşluk hissinden etkilenen minimalistler ise resim yüzeyinin de dışına çıkarak gerçek mekan içerisinde ya da daha farklı bir ifadeyle gerçek espasın içinde olarak daha çok endüstriyel malzemelerden faydalanıp "algılanabilecek en basit şekillerde" sanat üretimine girişmişlerdi.

 

  Adnan Çoker resmi görünüşte biçimsel olarak geometrik soyut ve minimalist bir sentez olarak algılansa da içeriği itibariyle yaşadığı kentin mimari dokusundan beslenen, simetriyi mimari öğeler üzerinden yola çıkarak yakalayan bir sanatçı tavrını da ortaya koymaktadır.

 Bir İstanbul sevdalısıdır sanatçı. Adım adım dolaşır "yeditepeli uygarlıklar başkentinin"  sokaklarını. Bizans ve Osmanlı dönemlerine tarihlenen yapıları titiz bir araştırmacı bilinciyle inceler. Ayasofya ve Süleymaniye'de benzer olarak merkezi kubbenin ağırlığının doğudan ve batıdan iki yarım kubbeyle desteklenip, alt yapıya geçişte eksedraların kullanıldığı örtü sisteminin kuş bakışı görüntüsünü minimalize ederek kendi estetiğinde bir imge olarak kullanır. Klasik dönem Osmanlı camilerindeki dikdörtgen pencereler ile üzerindeki  yarım daire biçimindeki alınlıklar, kubbelerin ağırlıklarını büyük payelere aktaran pandantifler de yapıtlarında yer bulur. Sanatçı için İstanbul'un kültürel değerleri kadar doğal güzellikleri de alıp dönüştürebileceği görüntüler yaratır. Tarihi yarımada üzerinden ağır ağır batan güneşi ve çevrede yarattığı ışık farklılaşmalarını da zihnine kaydederek hayranlıkla seyreder.

 

  Adnan Çoker resimlerinde, geometrik - minimalist biçimleri bir araya getirirken daima simetri ve dengeye bağlı kalmıştır. Bu iki kavram, onun resimlerinin vazgeçilmezidir. Mor, pembe veya eflatun biçimlerini siyah bir arkafon üzerinde konumlandırırken, siyah fon, belirli aralıklarla yan yana yerleştirilen, yapay ışıkla belirli noktalardan aydınlatılmış biçimlerdeki ışık vurgusunun kavranmasının yanı sıra, sonsuz bir boşluk hissini de uyandırır. Minimalize edilmiş iki simetrik mimari öğe veya bir mimari öğeyi oluşturan elemanlar düzenleri ve konumları bakımından belirgin bir espas şekillenişini de gözler önüne serer. Simetrik ve dikey olarak konumlanmış iki geometrik biçimi incelediğimizde köşelerden derinliğe doğru çekilen ve sanki bir noktada birleşiyormuş izlenimi veren, ahenkle belirli bölümleri aydınlatılmış çizgilerde fark ediyoruz bazı resimlerinde. Çizgisel perspektif ile birlikte üçüncü boyutu ve resim unsurlarının muazzam geometrisini de ortaya koymaktadır bu oluşum. Derinliğin çizgisel olarak yansıtılmadığı resimlerinde ise, yine geometrik yerleşim, doğal olarak merkezdeki derinlik noktasıyla görsel olarak bağlantıyı kurduruyor. Son dönem işlerinde sıkça uyguladığı, çoklu kombinasyonlar da yıllardır ürettiği biçimlerin dinamik bir görüntüde bütünsel olarak izlenmesi açısından özgün örnekler olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

 Gerek akademideki uzun yıllar hocalık döneminde geleneksel kalıpların dışına çıkan yenilikçi yapısı, gerekse soyut resmimizde, bitmek tükenmek bilmeyen yaratıcı enerjisi ile bir ekol haline gelen Adnan Çoker, aynı zamanda sanatını hayatıyla bütünleştiren entellektüel kişiliğiyle de Çağdaş Türk Resmi'nin geleceğine yön verecek genç sanatçılarımıza canlı bir örnek olmaya devam etmektedir. 

 

Serkan Azeri

Sanat Tarihi Araştırmacısı - Sanat Eleştirmeni