Çevrimiçi üyeler    
Çevrimiçi üyeler :
Çevrimiçi ziyaretçiler :
» Görsel Sanatçılar Ansiklopedisi » Usta Türk Sanatçıları » Sanatçı Detayı  
Google Sitede
ÜNLÜ TÜRK SANATÇILARI
GÜNÜMÜZ TÜRK SANATÇILARI
ÜNLÜ YABANCI SANATÇILAR
SANATÇI
Ali DEMİR
 
«« Geri dön
 

 

ALİ DEMİR
(1931, Kayseri-2015, İstanbul)

Ali Demir, 1947'den beri, profesyonel anlamda resimle uğraşıyor. Sanatçının 1968'den bu yana yaptığı resimler, Anadolu'dan izlenimlerle oluşmuştur. Eserlerinde kahverengi ve tonları çok kullanılmış ve sanatçının biçiminin oluşmasında bu rengin özel bir işlevi olmuştur.

Yurt içi ve yurt dışı 100'ü aşkın kişisel sergi düzenlemiş, katıldığı yarışmalı sergilerde dört ödülle ödüllendirilmiş olan sanatçı, ?' İnsanımız ve doğamızdaki özgün ulusal kimlikli dokuyu çalışıp, sonuçta bizim resmimizi oluşturmak istedim'' demektedir.

 

*   *   * 

 

Kırsaldan Kente Düşünen Bir Bakış:
Ressam Ali Demir'i Yitirdik.


Ali Demir (1931-11 Haziran 2015) yarım yüzyılı aşkın bir zamandır sürdüregeldiği yaratıcı emeği ve eylemiyle imzasını kurumlaştırmış sanat insanlarımızdandı. O, Yunusça bir arayışla resminde kendi, kendinde resmi olmayı başarmış usta ressamımızı, yorulmak bilmez cumhuriyet aydınını yitirdik.

 

12 Haziran'da İstanbul'da toprağa verilen "kendinin ustası" Ali Demir, resmi yaşamasının ve yaşamının yüreğine yerleştirmiş bir sanatçıydı. Bozkırın eskil göğsünden kent göklerine ağıp uzanan bir uzun "seferilik"ti adı ve resmi. Dünden yarına ağıp akan toplumsal ayaktalık halinin binbir yüzüne ayna tutan bir dikkatin, sevgi ve ilginin büyüttüğü resimleri, aynı dirimsel devingenliğin türkülenmesine adanmıştı. Bu da, resimlerinin başat yersel coğrafyası gibi, sanatsal yaratmanın yasaları özenle korunup kollanırken, aynı zamanda toplumsal konuşlanmamızın toprağını herk eden bir bakıştan besleniyordu. Dolayısıyla izleyiciye eleştirel bir duruş önermesi getiren yapıtlarıyla Ali Demir, bellekte birikeduran görsel altlığa olduğu kadar düşünsel duruşumuza da sesleniyordu.


O yüzdendir resimlerine bakarken, kaçınılmaz, bu sanat/düşünsel çarkı döndüren suların nereden gelip nereye gittiğini sorgular izleyici. Resimsel uzam bir yandan zamandışılığın çerçevesini giyinirken, eşzamanlı bizi gerçekliğin öteki yüzüne bakmaya, hayatın ve dünyanın gerçek resmiyle (yaşanagidenle) yüzleşmeye çağırır. Ali Demir, bu "çağrı"yı merkezine almış bir üretkenlikle, yaşamlarımız gibi devingenliği ve karmaşıklığı belirleyiciliği olan bir bakışla üretti hep. Türkiye'de ilk sokak sergisini yapıp süreklileştiren ressamdı. Ama her yer ve konumda kırsaldan kentsele, sokaklardan salonlara düşünen bir bakışın ardında durdu Ali Demir.


Yalımlı yangınlı süremlerden süreçlerden beslenen topraksı ve güneş yansılı renklerle emzirdiği resimlerinde bozkırdan kente kesintisiz uzayan bir resimsel uzam kurdu. Onun resmi için "nehir roman"dan esinle, "ırmak resim" demek yanlış olmaz. Sanatçının kurup kurguladığı biçimsel ve özsel özgün yerlemler üzerinde gövdelenen bu büyük resim, bütün tarihselliğiyle Anadolu ve Anadolu insanını kucaklar. Hayatın hallerini, yaşama kavgasının binbir görüntüsünü içine alacakmışçasına genleşip genişler resmin çerçevesi. Kırdan kente, taşradan merkeze, en sonu devasa bir "kent-ada"ya dönen İstanbul'a... tüm resimlerinde resmin çevreni ve çerçevesi içine katılır izleyici de. Plastik yapının kurucu öğesi olur resme bakan da. Akagiden yaşamın içinde bir sanat/düşünsel tutamak, bir tanıklıktır hayata bütün resimleri...


Ali Demir, hiç ara vermeksizin üreterek, resmini böylesi bir uzun soluklu arayışın hem ürünü, hem aracı/sı kıldı. Aynı sanatsal duruşun ardında konuşlanmış, onu besleyen, ondan beslenen aydın ve yurttaş sorumluluğuyla. Sayrılığın eşiğine düştüğü günden, sonsuzluğa ıradığı güne değin arkasında bıraktığı görkemli dağarı düşleyince (altı bini aşkın resim) insan düşünmeden edemiyor. Geleceğin insanı birgün bu toprakların resmine bakmak gereksinmesi duyduğunda, kaçınılmaz, Ali Demir'in dünden yarına ışıyacak resimlerine de çevirecektir gözlerini. Anısına ve sanatına saygıyla...

 

Ümit Sarıaslan