Çevrimiçi üyeler    
Çevrimiçi üyeler :
Çevrimiçi ziyaretçiler :
» Görsel Sanatçılar Ansiklopedisi » Çağdaş Türk Sanatçıları » Sanatçı Detayı  
Google Sitede
ÜNLÜ TÜRK SANATÇILARI
GÜNÜMÜZ TÜRK SANATÇILARI
ÜNLÜ YABANCI SANATÇILAR
SANATÇI
A. Celal BİNZET
 
«« Geri dön
 

A. CELAL BİNZET
(1949, Adıyaman)


1971’de, GEE Resim-İş Bölümünü bitirdi. 1983’te, master programını, kent ve plastik sanatlar ilişkisini inceleyen teziyle tamamladı. 1988’de, Gazi Üniversitesinde lisans tamamlama programına katıldı. FRTEM’de grafiksel tasarımlar ve film şeritleri hazırladı. Sanatın örgütsel yapısı ile ilgili olarak Sanat Eleştirmenleri Derneği’nde faaliyette bulunan Binzet, aynı zamanda BRHD üyesi ve Çağdaş Sanatlar Vakfı (ÇAĞSAV) kurucu üyelerindendir.

İlk kişisel sergisini 1986’da, Ankara’da (Türk-İngiliz Kültür Derneği) açan Binzet, Grafik ve karikatür çalışmalarıyla, karma sergilerde yer aldı. Afiş ve illüstrasyon çalışmaları yaptı. Çağdaş sanat sorunları üzerine yazılar yazmakta ve kalemiyle de bu alana katkıda bulunmaktadır. Sanatla ilgili birçok yayınlanmış yazısı bulunan sanatçının, Ankara Resim ve Heykel Müzesi, Kültür Bakanlığı, Gazi Müzesi, Merkez Bankası, Şekerbank, Emlak Bankası, Vakıfbank, Akbank ve Türk İngiliz Kültür Derneği gibi kurumlar ile çok sayıda özel koleksiyonda, yurt dışında eserleri bulunmaktadır. Halen Ankara’daki atölyesinde resim çalışmalarını sürdürmektedir.

Kendini "doğanın sessiz bir gözlemcisi" olarak tanımladı. Resimlerinde lekeci bir biçemi benimsedi. Manzaraya yöneldi. Doğaya yaklaşımı panoramik değil, özel/özelleştirerek oldu. Rengin değişik değerleri ve etkilerini manzaralara taşıyarak onlara, renk simgeciliğine dayalı mistik anlamlar kattı. Renge, denge/dengesizlik, uyum vb. sorunsallar bağlamında yaklaştı.

 

"Adsız bir masal"sergisi ardından

 

Binzet mavileri  arasında dolaşıyorum. Yolum durgun sulardan dalgalı sulara bir bahçeden bir bahçeye geçer gibi geçiyor. Ruh yıkanıyor. Meditasyon bu; nirvana yolu.

 

Celal Binzet yakın dostum. Herkeslerin aksine onun Bodrum(lar) merakı olmadığını biliyorum. Peki nedir bu deniz sevgisi; bu enginlik düşkünlüğü, bu mavinin sonsuzluğunda kaybolmak özlemi? Bu bir lisanı hafidir ki ruha dolmakta, kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...

 

Sanatçı, sergisine "adsız bir masal" adını vermiş. Öyleyse gelin ona bir ad verelim:  "mavi bir masal"... Masalın kahramanları balıkçılar, tekneler, mavi yaşantılar... Masal içinde masallar... ‘Çok yaşa Masalcı Baba'  diyerek dolaşırken tablolarda yer yer mahçup sarıların beni gözlemeye  başladıklarını şaşkın bir sevinçle görüyorum. Mahçup ve muzip sarılar...  Sevimli bir telaş içindeydiler mi yoksa ben miydim o sevimli telaş içerisinde?.   Daha önceleri neredeydiniz   diye içimden geçirirken cevap geldi: ‘işte buradayım!...  Serapa (baştan ayağa)  bir sarı tablonun karşısında ‘güm' diye çakıldım kaldım. Ve devam ettim içimdeki sese: ‘bir kış akşamı rastladım size'...  İşte maviden sarıya akışın masalı da bu. Peri Padişahının en güzel kızı: Sarı Gelin.  Bu da Binzet'in hazırlayıp bize sunduğu değerli bir yılbaşı armağanı.

 

Monad Balkan - 2010