Çevrimiçi üyeler    
Çevrimiçi üyeler :
Çevrimiçi ziyaretçiler :
» Görsel Sanatçılar Ansiklopedisi » Çağdaş Türk Sanatçıları » Sanatçı Detayı  
Google Sitede
ÜNLÜ TÜRK SANATÇILARI
GÜNÜMÜZ TÜRK SANATÇILARI
ÜNLÜ YABANCI SANATÇILAR
SANATÇI
Ahmet MEREY
 
«« Geri dön
 

 

AHMET MEREY

(1950, İstanbul)

 

1950'de İstanbul'da doğdu. Robert Koleji sonrasında Boğaziçi Üniversitesi'nde işletme okudu. Daha sonra ABD de DUKE ve Miami Üniversitelerinde master  yaptı. Tüm Eğitim sürecini bitirdikten sonra iş hayatına atıldı.

 

Ailesinin sanatla yakından ilgili olması nedeniyle çocukluk yıllarından beri sanat ortamı içinde büyüdü. 2000 yılında MSGSÜ'nin hocalarından dersler alarak resim yapmaya başladı. Sanat haricinde amatör olarak dağcılıkla uğraşan sanatçı, şimdiye kadar birçok dağa tırmandı. Kasım 2009'da katıldığı TÜYAP Sanat Fuarı sonrasında, Beyoğlu Akademililer Sanat Merkezi'nde Nisan 2010'da "Dağın Zirvesinde" isimli ilk kişisel sergisini açtı. Sanat çalışmalarına Istanbul'daki atölyesinde devam etmektedir.

 

Çıktığı Dağlar:

 

Türkiye:  Kaçkarlar - 4000 m., Süphan - 4000 m., Ağrı - 5000 m.

Afrika: Klimanjaro - 6000 m., Mount Meru - Tanzanya - 4500 m.

Himalayalar: Everest Ana Kamp - 5300 m.,  Kalapattar - 5500 m.,  Islan Peak - 6200 m., Naya Kanga Ana Kamp - 4500 m.

And Dağları: Acongacua - 7000 m.,  Huayna Potosi - 6000 m.,  Chachani - 6000 m.,  Pinchinca - 4750 m., Cotopaxi - 5800 m.,  Iliniza - 5100 m., Chimborazo - 6300 m

 

*   *   *

 

Merey'in resimlerini dikkatlice inceledigimizde, resimlerin farklı bir bakış açısıyla yapıldığını görürüz...  Doğayla sürekli baş başa kalan Ahmet Merey kendi yaşamını anlattığı resimlerinde, kendi içgüdüselliği ve öznelliğini de yansıtıyor. Merey'in bilinçaltına giren görsel imgelerin dışa vuruluşunun bir hikâyesinin anlatılacağı Dağın Zirvesi sergisinde, sanatseverler; dağların ruhunu hissetmiş bir sanatçının gözünden akıllarda kalacak eserleri görme şansını elde edecek.

 

Ahmet Merey'in büyük boyutlu dağ resimlerinin fonunda desen olmasa da algıya bağlı bir düşüncenin yarattığı kütlesel bir etki yatıyor. Çizgiden kurtulan renk genelde bloklar halinde yüzeye dağılırken, kendi içinde yaygın ve düzenli bir dağılımla formları yeniden biçimlendiriyor. Tüm bunlara karşın katman katman kullanılan renk, resimlerin her noktasında sanatçı tarafından bağımsız kılınarak, senfonik bir coşkuya dönüşüyor.

 

Galeri Soyut, Ankara

Küratör: Denizhan Özer, 2011