Çevrimiçi üyeler    
Çevrimiçi üyeler :
Çevrimiçi ziyaretçiler :
» Görsel Sanatçılar Ansiklopedisi » Çağdaş Türk Sanatçıları » Sanatçı Detayı  
Google Sitede
ÜNLÜ TÜRK SANATÇILARI
GÜNÜMÜZ TÜRK SANATÇILARI
ÜNLÜ YABANCI SANATÇILAR
SANATÇI
Kenan BÖĞÜRCÜ
 
«« Geri dön
 

 

KENAN BÖĞÜRCÜ

 

1967'de İstanbul'da el çizimi resimlerle dolu çocuk kitaplarının vitrinleri süslediği zaman diliminde gözlerimi açtığım zaman Paleolitik çağın insanları gibi yazıdan önce resimlerin büyüsünü keşfetmiştim. İlerleyen yıllarda çizgi romanların altın devri başladı. Dörtnala koşan at çizebildiğim bir sayfa benim için yaşanılası koca bir dünya demekti.

Kağıt üzerindeki binlerce tecrübeden sonra 1984'te girdiğim Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi, Resim Bölümü'nde kendimi yeterince ifade edebildiğim söylenemez. Bu yıllardaki en büyük kazancım şimdi ikisi de hayatta olmayan Oğuz Aral ve Semih Balcıoğlu'nun karikatür derslerine katılmamdır. 1988'de birinciliğe yükselerek girdiğim bu okuldan kendi edindiğim tecrübelerden daha fazlasını bulamadan mezun oldum.

Bana göre sanat bilinen ve görünenin dışında yeni kalıplar açmalıydı. Ölüm ve sonrası, cennet, cehennem, kıyamet vb. gibi görünmeyene ilgi ve inanç bizim en doğal ihtiyaçlarımızdandı. İşin bu yönü vermek istediğiniz mesaj içinde kompozisyonlarınızda geniş bir hareket alanı sağlıyordu. Fakat seçmiş olduğum tarz için dünya resim tarihinde ortaya konulmuş hiçbir resim tekniği ilgimi çekmiyordu. Kendi dünyamı ifade edebileceğim yeni teknikleri geliştirmem yaklaşık on yıl sürdü.

Ne bir fotoğraf makinası ne bir kamera ve ne de bir bilgisayar çıktısı benim resim olarak anlandırdığım sonuca ulaşamamalıydı. İnsan elinden çıkan bu tecrübeye "resim" denmesinin sebebi zaten bu olmalıydı. Dığanın birebir taklitini hedef edinmeksizin ağaç resim ağaca, dağ resim dağa, insan resim insana at resim ata vb. dönüşmeliydi. Dış dünya gerçekliğinden bağımsız olarak oluşturduğu kendi gerçekliği resim için yeterliydi.

Bir gün sergilere izleyici bulmakta güçlük çekeceğimiz günlere erişebiliriz. Kitlelerin ses sanatçılarına, futbol, sinema ve politikaya karşı aşırı ilgi ve desteği plastik sanatlar ve edebiyatla uğraşmayı her zamankinden daha zor hale getirdi. Öte yandan digital kameralar, cep telefonları, gelişmiş bilgisayarlar kişiye dönük aktif bir dünya kurdukları için bir resim sergisinde pasif izleyici konumunda bulunmak özellikle gençler açısından kabullenilmesi güç bir durum olabiliyor. İzleyici aktif konuma geçirebilmek adına onların resimler hakkındaki son derece özgün ve isabetli yorumlarını büyük bir keyifle dinliyor ve not alıyorum. Böylece resimlerin anlam yükünü tek başına omuzlamaktan da sıyrılmış oluyorsunuz.