Çevrimiçi üyeler    
Çevrimiçi üyeler : 0
Çevrimiçi ziyaretçiler : 8
» Görsel Sanatçılar Ansiklopedisi » Çağdaş Türk Sanatçıları » Sanatçı Detayı  
Google Sitede
ÜNLÜ TÜRK SANATÇILARI
GÜNÜMÜZ TÜRK SANATÇILARI
ÜNLÜ YABANCI SANATÇILAR
SANATÇI
Ahmet NEJAT
 
«« Geri dön
 

 

AHMET NEJAT

(1956, İran)

 

1956'da İran'da doğan Ahmet Nejat, sonra- ki yıllarda eserlerinde izleri görülecek olan mühendislik eğitimi süresince Tahran Aka- demisi'ne misafir öğrenci olarak devam etti. Mühendislik eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul'a geldi. Çocukluğundan beri içinde bulunduğu geleneksel Doğu sanat ortamın- dan Batı tarzı modle ve renk tekniklerinin egemen olduğu sanat anlayışını içselleştirmesi bu dönemde başladı.


Mimar Sinan Üniversitesi, Resim Bölümü'nden yüksek lisans derecesi ile mezun olan Nejat, 1992'de açtığı ilk sergisinden itibaren Doğu ve Batı'nın; yaşam ve ölümün; dünyevi ve uhrevinin birbirine koşut varoluşunu vurgulayan eserler üretti. Yapıtlarında "aşk" ve "hiç" ile kurduğu ilişki üzerinden insanoğlunun doğumla başlayan, dünyadaki fiziksel varlığı ile doğumundan önce ve ölümünden sonra parçası olduğu evrenle arasında var olan görünmez ve bütünsel ilişki arasındaki vazgeçilmez bağı vurguladı.


Eserleri Türkiye, İran, Türkmenistan, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri'nde kişisel ve karma sergilerde sergilendi; bu ülkelerin yanı sıra İngiltere, Almanya, Polonya, Katar ve Kuveyt'in de aralarında bulunduğu, dünyanın pek çok farklı noktasında kurumsal ve kişisel koleksiyonlara dahil edildi.
Doğuya özgü formları Batı'ya özgü çağdaş sanat tekniği ile birleştiren Ahmet Nejat, eserleri aracılığıyla yarattığı özgün dil ile gündelik yaşamın düşünce, tasa, telaşı içinde evrenin bir parçası olduğunu unutmaya yatkın insanoğluna, her canlının eşit önemde bir parçası olduğu ahengi hatırlatmayı hedefler. Ahmet Nejat, halen İstanbul'da yaşamakta ve üretmektedir.

 

KENDİNİ BİLME HALİ

 

Sanatçı olmanın kaçınılmaz sonucu insanın kendi olma zorunluluğudur. Yani kitle olmayan, fan ol- mayan, taklit etmeyen, kendini bilen, coğrafyasını bilen olma hali. Ne yazık ki bizim coğrafyamızda, Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet'e, yaşanan kimlik meselesi çağdaş sanatımızın en önemli problematiğini oluşturmaktadır. Batı'yı taklit etmeyi yenilik olarak addeden anlayıştan bir türlü ya- kamızı kurtarabilmiş değiliz. Üstat Malik Aksel'in 1933'te Varlık Dergisi'nde yayımlanan makale- sinde, kendi muhitini, kendi köklerini tanımayan, Avrupa etkisi altındaki sanatın ilk dönem temsil- cilerini sayar ve bunların yaptıklarının Batı resminin mümessilliği olduğunun, dolayısıyla bir resim kimliği oluşmadığının altını çizer. Gerçek sanatkârların muhiti iyi kavramış kişilerden çıktığını ifade eder. Böyle şekillenen eserlerin hem kendi coğrafyasında hem de başka coğrafyalarda başarılı ve etkin olacağını söyler. Aksel'in manifesto niteliğindeki bu makalesi yayımlanalı 85 yıl geçmiş. Son yıllardaki birçok gelişmeye rağmen bir sanat kimliği ve ortak paydası yakalayabilmiş değiliz.

 

Sizlerin beğenisine sunduğumuz "Hiç Hali" projesi üst paragrafta kısaca değindiğim kuramsal problemle yüzleşmiş yanıyla oldukça önemlidir. Ahmet Nejat'ın otuz yıldır takip ettiğim sanat ha- yatında küresel dünyada başarılı olmasının en önemli sırrı kendi olmayı başarmasıdır. Ahmet Ne- jat'ta sürekli bir devinim hali vardır. Kendi değerlerini tanıyan, onunla yüzleşen, yaşadığı zamanın gerekleriyle yeni değerler üreterek geleneğe eklenen bir yapı. Bu güne ve geleceğe kalacak olan, tavizsiz, varlığa işaret eden değil, varlık inşa eden bir devinimden bahsediyorum. Sanatçının Doğu görsel mükemmelliğiyle buluşan, hesaplaşan, yepyeni değerler yaratan ilk seri ça- lışmasına 1996 yılında açtığımız sergiyle tanık olmuştum. Yaklaşık bir on yıl sonra yeni bir projede buluştuğumuzda bambaşka bir Ahmet Necat vardı karşımda. Sizlere sunduğumuz "Hiç Hali" sergisinde bizi kadim kültürün bir başka veçhesi bekliyor: "hat". Bu sergi bizi, yazı sanatının dünya çapında şaheserlerinin yapıldığı bu şehirde, İstanbullu çağdaş bir sanatçının bu zirveye layık olma çabalarına şahit olmaya çağırıyor.


Elbette sanatın güncel problematiği ve Ahmet Nejat sanatı bu küratör yazısının sınırlarına sığmaz. Ben sizleri projeyle baş başa bırakırken bu sergiye ev sahipliği yapan, Ayasofya'yla yaşıt Şerefiye Sarnıcı'nı, İstanbul'un sanat hayatına kazandıran İstanbul Büyükşehir Belediyesi üst yönetimine gönülden şükranlarımı sunuyorum. Şerefiye Sarnıcı İstanbullular için yüzyıllarca hayati bir değer olan suyu depoladı. Bu projeyle birlikte, yine bir başka hayati değer olan sanatı depolamaya devam edecek. Sergi hazırlıkları süresince gece gündüz yoğun çalışmalar yaptığımız dostum Ahmet Nejat'a ve büyük emeği geçen mesai arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.

 

Mehmet Lütfi ŞEN
Küratör