Çevrimiçi üyeler    
Çevrimiçi üyeler : 0
Çevrimiçi ziyaretçiler : 37
» Görsel Sanatçılar Ansiklopedisi » Çağdaş Türk Sanatçıları » Sanatçı Detayı  
Google Sitede
ÜNLÜ TÜRK SANATÇILARI
GÜNÜMÜZ TÜRK SANATÇILARI
ÜNLÜ YABANCI SANATÇILAR
SANATÇI
Barış GÖKTÜRK
 
«« Geri dön
 

 

BARIŞ GÖKTÜRK

(1982, Ankara)

 

Barış Göktürk 1982 yılında Ankara'da doğdu. 2001 yılında İstanbul Galatasaray Lisesi, 2005 yılında ise, New York Parsons School of Design'dan mezun oldu. Öğrenimine hala New York'ta Hunter College'da devam etmektedir.

 

Amerika, Fransa, Porto Riko ve Türkiye'de kişisel sergiler açan sanatçının eserleri birçok karma sergide de yer aldı. İstanbul'daki ilk kişisel sergisini 2009 yılında Harmony Sanat Galerisi'nde açtı, "Purulent Matter" sanatçının rh+ artgallery'deki ilk kişisel sergisi.

 

RESİMLERİ HAKKINDA

 

Sanatçı sergideki resimlerin çıkış noktasını toplumları yöneten kişi ve kurumların siyasi amaçlı dil oyunları, War on Terror, Intelligent Design gibi yozlaştırılmış kelime öbekleri, internet arama motorları ve Giambattista Tiepolo'nun Apollo and The Four Continents adlı eseri olarak sıralıyor.

 

Çalışmalarını birbiri ile çelişkili bir aşamalar bütünü üzerine oturtan Barış Göktürk, siyasi kampanya ve askeri operasyon isimleri gibi kasıtlı dil sapmalarını kendisine başlangıç olarak seçiyor. Pre-Emptive Strike, Enhanced Interrogation gibi bilinçli kavram karmaşalarını internet üzerinde artarak ulaştığı imgeler ile organik kolajlar hazırlıyor. Daha sonra bu kolajlari önceden hazırladığı bol dokulu, dirençli yüzeylere resimleyerek içselleştiriyor. Bu çok katmanlı üretim sürecinin her aşamasında kaybolan bilgi temelli ögeler yerlerini plastik şartlanmalara bırakıyor. İşlerinde zengin katmanlı yüzeyler ve aykırı malzemeler ile karşımıza çıkan Barış Göktürk biçim ile imge arasındaki kaymalar üzerine yoğunlaşıyor.

 

"Esas olan, resmin, sürekli gelişen bilgi teknolojilerinin neden olduğu dil karmaşası ve görüntü çöplüğü karşısında hazır görme alışkanlıklarına meydan okuması. Göstermek yerine saklaması, anlatmak yerine dilinin varmaması. Bu noktada, göze düşen sırf görmek değil, içinden görmek, rağmen görmek, arkasını görmek olmalı" diyerek özetliyor...