Çevrimiçi üyeler    
Çevrimiçi üyeler :
Çevrimiçi ziyaretçiler :
» Görsel Sanatçılar Ansiklopedisi » Çağdaş Türk Sanatçıları » Sanatçı Detayı  
Google Sitede
ÜNLÜ TÜRK SANATÇILARI
GÜNÜMÜZ TÜRK SANATÇILARI
ÜNLÜ YABANCI SANATÇILAR
SANATÇI
Ahmet SARI
 
«« Geri dön
 

 

AHMET SARI
(1980, Hatay)

 

1980 yılında Hatay'da doğdu. İlkokulu Hatay'ın Altınözü ilçesinde okudu. Antakya 23 Temmuz Merkez Lisesi'ni 1998-1999 Eğitim-Öğretim yılında tamamladı. 2000-2001 Öğretim yılında Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Baskı sanatlarını kazanarak 2005 yılında mezun oldu. 2003'ten beri Akbank Kültür ve Sanat Merkezi'nde Baskı Atölyesi yöneticiliğini yapmaktadır.

 

Üçüncü kişisel sergisini açacak olan sanatçı, birçok karma sergiye katılmış ve ödüller almıştır.

Ahmet Sarı, resimlerini yağlıboya, akrilik ve zift kullanarak yapıyor.

 

Sanatçı son eserlerini sıcak malzemeyi soğuk malzemeyle, opak olanı yarı- transparanla, iki boyutlu olanı üç boyutlu olanla bir araya getirerek, gelenekseli kavramsala dönüştürüyor. Kullandığı pleksiglas, baskının kendi yüzeyine işleyerek onun bir parçası haline geliyor ve çerçeve olarak taşıdığı işlevselliğin yerini yarı- transparan olarak taşıdığı kavramsallığa bırakıyor. Sergi alanındaki sunumda Sarı bu eserleri bir baskının genellikle sunulduğu duvardan da koparıyor ve daha da ileri giderek baskının malzemelerinin özelliklerine vurgu yapabilmek için onları tavandan asarak boşluğa sarkıtıyor. Böylelikle eserlerine müdahale eden ışık da bir eleman haline  geliyor. Ortaya çıkan sahne tekinsiz başkalaşmış ve özgün sanat objelerine ev sahipliği ediyor.

 

***

 

Ahmet Sarı'nın "Ders-i İntibah" diye adlandırdığı ikinci kişisel sergisini oluşturan resimlerinde değişik damarlardan beslenen bir temsiliyet anlayışına tanık oluyoruz. Bir yandan eleştirel düşünceye yaslanan yeni-dışavurumcu bir eğilim, diğer yandan ise transavangard plastisite ve imge alaşımına yaklaşan bir resim anlayışı. Naif portrecilik girişimi gibi görünen ancak kıvamı tartılmış bir abartıyla karikatürize edilmiş öküz portrelerindeki insani duygu aktarımı empatiye yer vermeyecek kadar nötrleştirilmiştir. Bu eğilimi doğrulayan sadece biçimsel veriler değil, aynı zamanda malzeme kullanımı da bu hissiyat sıfırlama baskısının ipuçlarını ele veriyor.

 

Zemine vurulan renklerin üzerine serilen zift tabakasını kazıyarak yeniden bir ışık keşfine yönelmesi, ressamın "derin ben(mou profond)" ine her türlü bireyoluş karartmasına rağmen ulaşma çabasını gösterir. Bu tür resimlerde sadece bir alt bilinç kazıması yapmanın gerekliliği üzerinden değil, aynı zamanda uygulamanın kendisinin bir göstergeye dönüşme olanağı üzerinden de anlamın izini sürmek gerekir. Nitekim stratografiler (üst üste istiflenmiş ince yüzey tabakaları) halinde bir birinin altından yüzeye çıkma çabası gösteren renkler politik bir imgeye dönüşebilmektedirler." ifadesiyle serginin içeriğini dile getiriyor.

 

Ümit İnatçı